Nerde bir topluluk görürsen, tellal,
Hiç durma, bağır:
Kaçan bir kul gördünüz mü ey insanlar, de,
Tertemiz kokan bir kul gördünüz mü,
Ay parçası bir yüzü var,
Baştan başa fitne.
Savaş vakti tez gider, de , tellal,
Barış vakti uysal olur, de.
Nerde bir topluluk görürsen, tellal,
Hiç durma, bağır:
İnce boylu, güler yüzlü, tatlı sözlü,
Tez canlı, çevik bir kul gördünüz mü?
Sırtında bir al kaftan taşıyor.
Kucağında bir rebap, elinde bir yay var, de , tellal,
Çaldığı hep güzel, hep sıcak havalar, de.
Nerede bir topluluk görürsen, tellal,
Hiç durma, bağır:
Onun bağından bir meyva devşiren var mı ey insanlar, de,
Onun gül bahçesinden bir demet gül deren var mı?
İş ki çıksın bir habercik getirsin biri ondan bana, tellal
Çıksın biri ondan bana bir şeyler desin iş ki,
Söyle, verdim canımı ona gitti, telal,
Verdim ona gitti.
Mevlana Celaleddin-i Rumi
11 Nisan 2012 Çarşamba
10 Nisan 2012 Salı
Yeniliğe Doğru ...
Her gün bir yerden göçmek
Ne iyi
Her gün bir yere
Konmak ne güzel
Bulanmadan, donmadan
Akmak ne hoş
Dünle beraber
Gitti cancağızım
Ne kadar söz varsa
Düne ait
Şimdi yeni şeyler
Söylemek lazım
Mevlana Celaleddin-i Rumi
Ne iyi
Her gün bir yere
Konmak ne güzel
Bulanmadan, donmadan
Akmak ne hoş
Dünle beraber
Gitti cancağızım
Ne kadar söz varsa
Düne ait
Şimdi yeni şeyler
Söylemek lazım
Mevlana Celaleddin-i Rumi
Şiar edindik ...
Bu dünyada ne kimseye uymuşluğumuz var,
Ne şu atlas kubbe altında ev kurmuşluğumuz.
Biz susuz kalmışız,
İçtikçe içiyoruz.
Güzel bir sarhoşluğumuz var,
Güzel, hiç doymayan.
Rahmet denizinin dalgasıdır bu;
Bir saman çöpünden başka bir şey değildir
Bu dalganın üstünde düşman.
Aşağılık kişinin peşine düşmemeyi şiar edindik biz.
Gönül dalgasını bırakmamayı şiar edindik.
Şu yokluk yurdunda
Nuh ve Halil gibi,
Ölmezlik denen yerde aşk çardağı kurmak varken,
Burnu büyük Âd ve Semud gibi köşkler kurmamayı,
Kafdağı'nda avlanmak dururken
Gerkes gibi leş avlamamayı,
İyi yürekli, tertemiz dostları bırakıp
Kahpeleri aldatan dev'e yönelmemeyi,
Şu kara toprağa
Meyvası cefa olan fidanı dikmemeyi,
Kafiye de, şiir de önem vermemeyi,
Bizden olmayan şeylere pek aldırış etmemeyi
Şiar edindik ...
Mevlana Celaleddin-i Rumi
Ne şu atlas kubbe altında ev kurmuşluğumuz.
Biz susuz kalmışız,
İçtikçe içiyoruz.
Güzel bir sarhoşluğumuz var,
Güzel, hiç doymayan.
Rahmet denizinin dalgasıdır bu;
Bir saman çöpünden başka bir şey değildir
Bu dalganın üstünde düşman.
Aşağılık kişinin peşine düşmemeyi şiar edindik biz.
Gönül dalgasını bırakmamayı şiar edindik.
Şu yokluk yurdunda
Nuh ve Halil gibi,
Ölmezlik denen yerde aşk çardağı kurmak varken,
Burnu büyük Âd ve Semud gibi köşkler kurmamayı,
Kafdağı'nda avlanmak dururken
Gerkes gibi leş avlamamayı,
İyi yürekli, tertemiz dostları bırakıp
Kahpeleri aldatan dev'e yönelmemeyi,
Şu kara toprağa
Meyvası cefa olan fidanı dikmemeyi,
Kafiye de, şiir de önem vermemeyi,
Bizden olmayan şeylere pek aldırış etmemeyi
Şiar edindik ...
Mevlana Celaleddin-i Rumi
Hz. Mevlana ( Rubai )
Göğsünün içindekini gerçek gönül sanan kimse,
Hak yolunda iki üç adım attı daherşey oldu bitti sandı
Aslında tesbih, seccade, tövbe, sofuluk, günahdan sakınma
Bunların hepsi yolun başıdır.
Hak yolcusu aldandı da, bunları varacağı yer sandı ...
465
Hak yolunda iki üç adım attı daherşey oldu bitti sandı
Aslında tesbih, seccade, tövbe, sofuluk, günahdan sakınma
Bunların hepsi yolun başıdır.
Hak yolcusu aldandı da, bunları varacağı yer sandı ...
465
Kendi kendine ...
Kişinin kendine ettiğini
Edemez kişiye hiçbir fani
Bu kahpe hırsı. ne kıskanç kini, ne şarap
Ne de haşhaş edemez..
Kişinin kendine ettiğini tayfun, boran
Dağ, taş edemez.
Kişinin kendine ettiğini
Edemez Kişiye hiçbir fani
Tutmazsa gerçek dost elini
Kendi kendiyle baş edemez.
Kişinin kendine ettiğini
Sarhoş edemez, ayyaş edemez
Mezar soyan nebbaş edemez...
Mevlana Celaleddin-i Rumi
Edemez kişiye hiçbir fani
Bu kahpe hırsı. ne kıskanç kini, ne şarap
Ne de haşhaş edemez..
Kişinin kendine ettiğini tayfun, boran
Dağ, taş edemez.
Kişinin kendine ettiğini
Edemez Kişiye hiçbir fani
Tutmazsa gerçek dost elini
Kendi kendiyle baş edemez.
Kişinin kendine ettiğini
Sarhoş edemez, ayyaş edemez
Mezar soyan nebbaş edemez...
Mevlana Celaleddin-i Rumi
Kendime Yediremem ...
Düşman saçmasapan lâflar eder,
Duyar can kulağım.
Benim için kötü şeyler düşünür,
Görür can gözüm.
Üzerime köpeğini salar,
Isırır köpek ayağımı,
Çok acılar çekerim, çok acılar.
Köpek değilim, onu ısıramam,
Isırırım dudağımı ...
Büyük kişilerin sırlarına ortağım,
Gene de na şu kadar övünemem.
Bütün ayıplar bende ama,
Ne yapıp yapmalı,
Ulaşmalı dostlara,
Geride kalmayı kendime yediremem ...
Mevlana Celaleddin-i Rumi
Duyar can kulağım.
Benim için kötü şeyler düşünür,
Görür can gözüm.
Üzerime köpeğini salar,
Isırır köpek ayağımı,
Çok acılar çekerim, çok acılar.
Köpek değilim, onu ısıramam,
Isırırım dudağımı ...
Büyük kişilerin sırlarına ortağım,
Gene de na şu kadar övünemem.
Bütün ayıplar bende ama,
Ne yapıp yapmalı,
Ulaşmalı dostlara,
Geride kalmayı kendime yediremem ...
Mevlana Celaleddin-i Rumi
Hangisiyim ben ...
Şu insanlardan hangisi ben'im?
Hele sen şu kavgayı, gürültüyü dinle,
Ağzıma, sözüme kulak asma.
Hem sen beni elden çıktı bil.
Yoluma kadeh madeh koyayım da deme.
Önüme ne çıkarsa tuzla buz ederim.
Hem ben tıpatıp sana benzerim.
Ağlarsan ağlarım,
Gülersen gülerim.
Asıl sen vardın ortada,
Ben senin elinde bir ayna.
Sen yeşillikte bir ağaç,
Ben senin gölgen.
Ben senin gôlgen olduktan sonra
Hemen gider kendime bir dost ararım
Kurmak için yanında çadırımı,
Ararım bir taze gül fidanı.
Sonra sâkinin kapısına varır,
Vurur testimi kırarım.
Sonra oturur bardak bardak içerim
Ciğerimden akan kanı ...
Mevlana Celaleddin-i Rumi
Geçer Dediklerimi geçirdim ...
Duyduğum, dokunduğum, gördüğüm, tattığım,
Kokladığım için var bu dünya..
Farkında olduğum için..
Kendim yazdım, kendim oynadım en başından beri..
O yüzden ki bir dünya yarattım, roller verdim sahnedekilere..
Sevdim; sevgilim, paylaştım; dostum dedim..
En derinimde hissettim; annem, kızdım da kıyamadım; babam dedim..
Geçer dediklerimi geçirdim..
Biter dediklerimi bitirdim..
Nefret ettiklerimi sildim, geçtim..
Gün oldu; silkindim, yeter dedim..
Geride bıraktıklarım hesap sormaya kalkmasın o yüzden bana..
Farkında olduğum için var oldunuz, vazgeçtiğim için bugün yoksunuz..
Bu nasıl bir cüret ki; bir başka hayata müdahil olma, umarsızca sorgulama, Pervasızca yargılama hakkını bulur insan kendinde..
Haddinizi aşmayın ey faniler !
Ben yok olmayı kabullenirken,
Kar taneleri mütemadiyen ayak izlerimi kapatmaktayken,
Güneş bile her gün batarken, sizdeki ne arsızlıktır ,
Silinmeyi dahi kabul edemiyorsunuz bir başka faninin zihninden !
Mezarlıklar, kendini vazgeçilmez sananlarla doluyken,
Yerin üstündeki bu şatafat da neyin nesi oluyor acep?
Uğraştırmayın da dağılın hadi..
Dağılın ve gidin, ama bilin..
Kör cehalet çirkefleştirir insanları!
Suskunluğum asaletimdendir...
Her lafa verecek bir cevabım var...
Lakin bir lafa bakarım lafmı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye...
Mevlana Celaleddin-i Rumi
Kokladığım için var bu dünya..
Farkında olduğum için..
Kendim yazdım, kendim oynadım en başından beri..
O yüzden ki bir dünya yarattım, roller verdim sahnedekilere..
Sevdim; sevgilim, paylaştım; dostum dedim..
En derinimde hissettim; annem, kızdım da kıyamadım; babam dedim..
Geçer dediklerimi geçirdim..
Biter dediklerimi bitirdim..
Nefret ettiklerimi sildim, geçtim..
Gün oldu; silkindim, yeter dedim..
Geride bıraktıklarım hesap sormaya kalkmasın o yüzden bana..
Farkında olduğum için var oldunuz, vazgeçtiğim için bugün yoksunuz..
Bu nasıl bir cüret ki; bir başka hayata müdahil olma, umarsızca sorgulama, Pervasızca yargılama hakkını bulur insan kendinde..
Haddinizi aşmayın ey faniler !
Ben yok olmayı kabullenirken,
Kar taneleri mütemadiyen ayak izlerimi kapatmaktayken,
Güneş bile her gün batarken, sizdeki ne arsızlıktır ,
Silinmeyi dahi kabul edemiyorsunuz bir başka faninin zihninden !
Mezarlıklar, kendini vazgeçilmez sananlarla doluyken,
Yerin üstündeki bu şatafat da neyin nesi oluyor acep?
Uğraştırmayın da dağılın hadi..
Dağılın ve gidin, ama bilin..
Kör cehalet çirkefleştirir insanları!
Suskunluğum asaletimdendir...
Her lafa verecek bir cevabım var...
Lakin bir lafa bakarım lafmı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye...
Mevlana Celaleddin-i Rumi
Farkındayım ...
Aslında farkındayım hayatımdaki sahte varlıkların ...
İstesem , bir anda temizlemesini de bilirim !
Ama ; bunca sahteliğin , benim samimiyetime ihtiyacı var ...
Mevlana Celaleddin-i Rumi
İstesem , bir anda temizlemesini de bilirim !
Ama ; bunca sahteliğin , benim samimiyetime ihtiyacı var ...
Mevlana Celaleddin-i Rumi
Şems-i Tebrizi ...
Düzenim bozulur ,
Hayatımın altı üstüne gelir diye endişe etme !
Nereden bilebilirsin hayatın altının üstünden iyi olmayacağını !
8 Nisan 2012 Pazar
Türk olmak
"Aslında çok şeydir , Türk olmak .
" Türk olmak , Osmanlı'nın borcunu ödemektir . Hovarda babanın borçla yaşayan evladı gibi .
Kosova'da ve Bosna'da , Batı Trakya'da ve Makedonya'da bilmem kaç asır geçmişte kalan meselelerin hesabını vermektir .
" Türk olmak ; Kıbrıs'ta , Hocalı'da , Anadolu'da ve Balkanlar'da soykırıma uğrayıp ... Karşılığında yapmadığın soykırımla suçlanmaktır .
" Türk olmak ; faşist olmaktır , vatanına , milletine ,tarihine sahip çıktığında... Demokrat ve çağdaş olmaktır, vatanına, milletine, tarihine sövüldüğünde ...
" Türk olmak lisanın Avrupa'da yasaklanmasıdır ve yine Türk olmak kendini ve derdini anlatamamaktır .
" Avrupa'da hor görülmek Türk olmaktır, ataların birçok asır önce Viyana'yı kuşattığı için hoş görülmemektir. Tabii ki- sadece kuşatıp ; Napolyon gibi bütün Viyana'yı yakmadığı için.
" Türk olmak; Selanik'te Pontus Anıtı'nın, Viyana'da çiğnenen yeniçeri minberinin ve Malta'da papazın üzerine bastığı Türk bayrağı heykelinin önünden geçmektir.
" Türk olmak zordur, çetindir ve eziyetlidir.
" Üç kıta dan dönüp, bir küçük yarımada da misafir muamelesi görmektir.
" Sayısız imparatorluk kurmak Türk olmaktır, aynı zamanda sayısız imparatorluk yıkmak da Türk olmaktır.
" Türk olmak; arabaya koşulan ilk atın vatanında, ilk yazılı antlaşmanın imzalandığı yurtta, yazının bulunduğu, paranın icat edildiği her metrekaresinden bereket fışkıran bu yurtta kalmak için yabancı sermaye beklemektir.
" Türk olmak; Truva' dan bu yana, Sümer'den bu yana serpilmek gelse de, tarihten eski bu topraklarda, bütün zamandan damıtılarak gelen yüksek değerlerine rağmen, bir haftalık hafıza ile yaşamaktır. Doğu Roma'yı da, Batı Roma' yı da yıkıp, yeni Roma olan AB'ye girmeye çalışmaktır, Türk olmak.
" Türk olmak; Mostar' da köprüdür, Kerkük' te kaledir, İstanbul'da Kızkulesi' dir, Anadolu'da buğdaydır, Çukurova'da pamuktur, Ege'de tütün, Karadeniz'de fındık, Trakya'da ayçiçeğidir.
" Türk olmak; Çanakkale'de ölmektir. Çanakkale'de ölmeden önce düşmana su vermektir, onun yaralısını sırtında kendi hastanesine taşımaktır. Düşmanın ardından rahmet okumak, kanlısından helallik almaktır. Kar yağdığında kayak yapmayı değil, evsizleri düşünmektir. Balkon köşesine kuşlar için, kışın ekmek kırıntısı, yazın su koymaktır.
" Yağmura 'rahmet', kara 'bereket' diye bakmaktır.
" Türk olmak; harap bir ülkede, zengin ülkelerin müstemlekesini reddedip, tahtadan kılıç ve ipten üzengi ile , paylaşacak ve sahiplenecek tek varlığı fakirlik olmasına rağmen, yedi düvele meydan okumaktır.
" Türk olmak; annenin, şehit oğlunun ardından; ' Bir oğlum daha olsun, onu da vatan için gönderirim. ' demesidir. Babanın gözyaşlarını tutarak, tabutuna son kez dokunurken ' Vatan sağ olsun !' demesidir
" Türk olmak; ' Türk çayında radyasyon olamaz! ' yalanları ile, ' Gusül abdesti alana AIDS bulaşmaz! ' dolanları ile yaşamaktır.
" Her hükümetin enkaz devraldığı, ama asla ardından enkaz bırakmadığı ülkede olmaktır.
" Türk olmak; ecdadının yaşadığı kıtlıktan dolayı, çayın yanında gelen şekerden fazla olanı garsona geri vermektir. Aynı nedenle Türk olmak, yemeği ziyan etmekten korkmaktır. Göz hakkı, diş kirasına saygıdır.
" Türk olmak; evindeki bir kap aşın yarısını Tanrı misafirine vermektir. Kendi yerde, misafiri döşekte yatırmaktır, Türk olmak.
" Türk olmak; milli maçta ağlamaktır. Ayhan Işık'a, Belgin Doruk'a aşık olmaktır.
" Türk olmak; aşkını ölesiye sevmektir. Aşkı için ölmektir, öldürmektir. Sevdiceğinin elini bir kez tutmadan, toprağa girmektir. En güzel aşk şiirlerini yüreğinde hissetmektir. Eşkiyaya türkü yakmaktır, Türk olmak. Milletine sövmektir, ama başkasına sövdürmemektir, Türk olmak.
" Türk olmak; Yunus'u bilmektir. aşık Veysel'i sevmektir. Mevlana'yı, Hacı Bektaş-ı Veli'yi ve Hoca Yesevi'yi tek bir satırını okumasa da yüreğinde taşımaktır.
" Türk olmak; saz çaldığında, ney üflendiğinde, kös dövüldüğünde ve kaval çalındığında, yüreğinin derinlerinde bir sızı sezmektir, bir de Yemen Türküsü'nde...
" Hayatın sana verdiklerine 'Nasip', vermediklerine ' Kısmet' demektir. Her işin ' Hayırlısına' inanmaktır ve ağlamamak için çok gülmekten çekinmektir.
" Türk olmak; Asya'da batılı, Avrupa'da doğulu diye tepki görmektir. Irk sözünü bilmeden yaşamak, yaradılanı yaradan dan ötürü sevmektir. Magazin programları ile dizilerin arasına sıkışsa da, silkinip üzerindeki ölü toprağını atabilmektir.
" Türk olmak; mahalle maçı için aynı saatte, on kişi buluşamazken, milyon kişinin bir araya gelmesidir. Tavla oynarken bile kavga ederken, milyon kişinin kavga etmeden gösteri yapabilmesidir.
" Türk olmak; buhran zamanında Arjantin'de de mağazalar yağmalanırken, daha ağır buhranda sıraya girerek, sorumlusuna en ağır cezayı tek bir cam kırmadan sandıkta kesmektir.
" Türk olmak; en zayıf gününde bile dünyaya meydan okumak, en dertli gününde bile her ufunetin bir şafakta biteceğini bilerek tevekkül göstermektir.
" Zor iştir Türk olmak. Türk olmak; Anadolu'da her düşen yağmur damlasına hamdetmek, her çıkan başak için şükretmektir.
" Hasıl-ı kelamet,
" Türk olmak,
" Medeniyetler mezarlığı Anadolu'da dik durabilmektir... "
ALINTI
Şule Perinçek "Aydınlık Gazetesi , 8 Nisan 2012 "
" Türk olmak , Osmanlı'nın borcunu ödemektir . Hovarda babanın borçla yaşayan evladı gibi .
Kosova'da ve Bosna'da , Batı Trakya'da ve Makedonya'da bilmem kaç asır geçmişte kalan meselelerin hesabını vermektir .
" Türk olmak ; Kıbrıs'ta , Hocalı'da , Anadolu'da ve Balkanlar'da soykırıma uğrayıp ... Karşılığında yapmadığın soykırımla suçlanmaktır .
" Türk olmak ; faşist olmaktır , vatanına , milletine ,tarihine sahip çıktığında... Demokrat ve çağdaş olmaktır, vatanına, milletine, tarihine sövüldüğünde ...
" Türk olmak lisanın Avrupa'da yasaklanmasıdır ve yine Türk olmak kendini ve derdini anlatamamaktır .
" Avrupa'da hor görülmek Türk olmaktır, ataların birçok asır önce Viyana'yı kuşattığı için hoş görülmemektir. Tabii ki- sadece kuşatıp ; Napolyon gibi bütün Viyana'yı yakmadığı için.
" Türk olmak; Selanik'te Pontus Anıtı'nın, Viyana'da çiğnenen yeniçeri minberinin ve Malta'da papazın üzerine bastığı Türk bayrağı heykelinin önünden geçmektir.
" Türk olmak zordur, çetindir ve eziyetlidir.
" Üç kıta dan dönüp, bir küçük yarımada da misafir muamelesi görmektir.
" Sayısız imparatorluk kurmak Türk olmaktır, aynı zamanda sayısız imparatorluk yıkmak da Türk olmaktır.
" Türk olmak; arabaya koşulan ilk atın vatanında, ilk yazılı antlaşmanın imzalandığı yurtta, yazının bulunduğu, paranın icat edildiği her metrekaresinden bereket fışkıran bu yurtta kalmak için yabancı sermaye beklemektir.
" Türk olmak; Truva' dan bu yana, Sümer'den bu yana serpilmek gelse de, tarihten eski bu topraklarda, bütün zamandan damıtılarak gelen yüksek değerlerine rağmen, bir haftalık hafıza ile yaşamaktır. Doğu Roma'yı da, Batı Roma' yı da yıkıp, yeni Roma olan AB'ye girmeye çalışmaktır, Türk olmak.
" Türk olmak; Mostar' da köprüdür, Kerkük' te kaledir, İstanbul'da Kızkulesi' dir, Anadolu'da buğdaydır, Çukurova'da pamuktur, Ege'de tütün, Karadeniz'de fındık, Trakya'da ayçiçeğidir.
" Türk olmak; Çanakkale'de ölmektir. Çanakkale'de ölmeden önce düşmana su vermektir, onun yaralısını sırtında kendi hastanesine taşımaktır. Düşmanın ardından rahmet okumak, kanlısından helallik almaktır. Kar yağdığında kayak yapmayı değil, evsizleri düşünmektir. Balkon köşesine kuşlar için, kışın ekmek kırıntısı, yazın su koymaktır.
" Yağmura 'rahmet', kara 'bereket' diye bakmaktır.
" Türk olmak; harap bir ülkede, zengin ülkelerin müstemlekesini reddedip, tahtadan kılıç ve ipten üzengi ile , paylaşacak ve sahiplenecek tek varlığı fakirlik olmasına rağmen, yedi düvele meydan okumaktır.
" Türk olmak; annenin, şehit oğlunun ardından; ' Bir oğlum daha olsun, onu da vatan için gönderirim. ' demesidir. Babanın gözyaşlarını tutarak, tabutuna son kez dokunurken ' Vatan sağ olsun !' demesidir
" Türk olmak; ' Türk çayında radyasyon olamaz! ' yalanları ile, ' Gusül abdesti alana AIDS bulaşmaz! ' dolanları ile yaşamaktır.
" Her hükümetin enkaz devraldığı, ama asla ardından enkaz bırakmadığı ülkede olmaktır.
" Türk olmak; ecdadının yaşadığı kıtlıktan dolayı, çayın yanında gelen şekerden fazla olanı garsona geri vermektir. Aynı nedenle Türk olmak, yemeği ziyan etmekten korkmaktır. Göz hakkı, diş kirasına saygıdır.
" Türk olmak; evindeki bir kap aşın yarısını Tanrı misafirine vermektir. Kendi yerde, misafiri döşekte yatırmaktır, Türk olmak.
" Türk olmak; milli maçta ağlamaktır. Ayhan Işık'a, Belgin Doruk'a aşık olmaktır.
" Türk olmak; aşkını ölesiye sevmektir. Aşkı için ölmektir, öldürmektir. Sevdiceğinin elini bir kez tutmadan, toprağa girmektir. En güzel aşk şiirlerini yüreğinde hissetmektir. Eşkiyaya türkü yakmaktır, Türk olmak. Milletine sövmektir, ama başkasına sövdürmemektir, Türk olmak.
" Türk olmak; Yunus'u bilmektir. aşık Veysel'i sevmektir. Mevlana'yı, Hacı Bektaş-ı Veli'yi ve Hoca Yesevi'yi tek bir satırını okumasa da yüreğinde taşımaktır.
" Türk olmak; saz çaldığında, ney üflendiğinde, kös dövüldüğünde ve kaval çalındığında, yüreğinin derinlerinde bir sızı sezmektir, bir de Yemen Türküsü'nde...
" Hayatın sana verdiklerine 'Nasip', vermediklerine ' Kısmet' demektir. Her işin ' Hayırlısına' inanmaktır ve ağlamamak için çok gülmekten çekinmektir.
" Türk olmak; Asya'da batılı, Avrupa'da doğulu diye tepki görmektir. Irk sözünü bilmeden yaşamak, yaradılanı yaradan dan ötürü sevmektir. Magazin programları ile dizilerin arasına sıkışsa da, silkinip üzerindeki ölü toprağını atabilmektir.
" Türk olmak; mahalle maçı için aynı saatte, on kişi buluşamazken, milyon kişinin bir araya gelmesidir. Tavla oynarken bile kavga ederken, milyon kişinin kavga etmeden gösteri yapabilmesidir.
" Türk olmak; buhran zamanında Arjantin'de de mağazalar yağmalanırken, daha ağır buhranda sıraya girerek, sorumlusuna en ağır cezayı tek bir cam kırmadan sandıkta kesmektir.
" Türk olmak; en zayıf gününde bile dünyaya meydan okumak, en dertli gününde bile her ufunetin bir şafakta biteceğini bilerek tevekkül göstermektir.
" Zor iştir Türk olmak. Türk olmak; Anadolu'da her düşen yağmur damlasına hamdetmek, her çıkan başak için şükretmektir.
" Hasıl-ı kelamet,
" Türk olmak,
" Medeniyetler mezarlığı Anadolu'da dik durabilmektir... "
ALINTI
Şule Perinçek "Aydınlık Gazetesi , 8 Nisan 2012 "
3 Nisan 2012 Salı
Atın beni denizlere :)
Atın beni denizlere
Yalan dünya size kalsın
aaaa
Atın beni denizlereeeee :)))
Kayahan
( Not : Atın we unutun :P )
Pascha nın hatıra defterinden ... Sağlıkla nice yıllara ...
"Bütün soruların cevapları , bir köpeğin bakışlarında gizlidir . "
Franz KAFKA
" Koca kafalı , güzel gözlü pascha , yok ki senin bir yedeğin ... "
2 Nisan 2012 Pazartesi
Ewlilik :)
Ewlilik ;
Pencere kapalıyken , asla uyuyamayan bir erkekle ,
Pencere açıkken asla uyuyamayan bir kadın arasındaki ittifaktır ...
Bernard SHAW
Pencere kapalıyken , asla uyuyamayan bir erkekle ,
Pencere açıkken asla uyuyamayan bir kadın arasındaki ittifaktır ...
Bernard SHAW
Anladım ki ...
Anladım ki ; insanlar
Susanı , korkak
Görmezden geleni , aptal
Affetmeyi bileni , çantada keklik sanıyorlar .
Oysa ki ;
Biz istediğimiz kadar hayatımızdalar .
Göz yumduğumuz kadar dürüst ve
Sustuğumuz kadar insanlar !
Şems-i Tebrizi
Susanı , korkak
Görmezden geleni , aptal
Affetmeyi bileni , çantada keklik sanıyorlar .
Oysa ki ;
Biz istediğimiz kadar hayatımızdalar .
Göz yumduğumuz kadar dürüst ve
Sustuğumuz kadar insanlar !
Şems-i Tebrizi
Kaydol:
Yorumlar (Atom)

