1 Eylül 2012 Cumartesi

Beni yargılamadan önce ...


Benim hayatımı yargılamadan önce , 
Benim ayakkabılarımı giy ve 
Benim geçtiğim yollardan , sokaklardan
Dağ ve ovalardan geç . 
Hüznü, acıyı ve neşeyi tat .

Benim geçtiğim senelerden geç, benim takıldığım taşlara takıl . 
Yeniden ayağa kalk ve aynı yolu tekrar git, benim gittiğim gibi . 
Ancak ondan sonra, beni yargılayabilirsin ...

Geçer dediklerimi geçirdim , biter dediklerimi bitirdim. 
Nefret ettiklerimi sildim , silkindim yeter dedim. 
Geride bıraktıklarım hesap sormaya kalkmasın o yüzden bana .
Farkında olduğum için vâr oldunuz, 
Vazgeçtiğim için bugün yoksunuz !

HZ .MEVLANA

30 Mayıs 2012 Çarşamba

Sen benim şarkılarımsın ...

Belki bir şarkının her sesinde
Belki bir sahil meyhanesinde
Belki de içtiğim sigaranın dumanısın
Bir yıldız gökte kayıp giderken
Islak bir yolda yalnız yürürken
Bambaşka bir şeyi düşünürken aklımdasın

Geçmiş değil bugün gibi yaşıyorum hala seni
Sen hep benim yanımdasın
Gündüzümde gecemdesin, çalınmasın söylenmesin
Sen benim Şarkılarımsın ...

Sanki hiç gitmemiş hep var gibi
Bir sırrı herkesten saklar gibi
Sessizce sokulup ağlar gibi yanımdasın
Beni bir şeylerden aklar gibi
Koparmadan çiçek koklar gibi
Hiç bozulmamış yasaklar gibi aklımdasın

Geçmiş değil bugün gibi yaşıyorum hala seni
Sen hep benim yanımdasın
Gündüzümde gecemdesin, çalınmasın söylenmesin
Sen benim Şarkılarımsın

Grup Gündoğarken 

11 Nisan 2012 Çarşamba

Verdim canımı gitti ...

Nerde bir topluluk görürsen, tellal,
Hiç durma, bağır:
Kaçan bir kul gördünüz mü ey insanlar, de,
Tertemiz kokan bir kul gördünüz mü,
Ay parçası bir yüzü var,
Baştan başa fitne.

Savaş vakti tez gider, de , tellal,
Barış vakti uysal olur, de.

Nerde bir topluluk görürsen, tellal,
Hiç durma, bağır:
İnce boylu, güler yüzlü, tatlı sözlü,
Tez canlı, çevik bir kul gördünüz mü?
Sırtında bir al kaftan taşıyor.

Kucağında bir rebap, elinde bir yay var, de , tellal,
Çaldığı hep güzel, hep sıcak havalar, de.

Nerede bir topluluk görürsen, tellal,
Hiç durma, bağır:
Onun bağından bir meyva devşiren var mı ey insanlar, de,
Onun gül bahçesinden bir demet gül deren var mı?

İş ki çıksın bir habercik getirsin biri ondan bana, tellal
Çıksın biri ondan bana bir şeyler desin iş ki,
Söyle, verdim canımı ona gitti, telal,
Verdim ona gitti.

Mevlana Celaleddin-i Rumi

10 Nisan 2012 Salı

Yeniliğe Doğru ...

Her gün bir yerden göçmek 
Ne iyi 


Her gün bir yere 
Konmak ne güzel 
Bulanmadan, donmadan 
Akmak ne hoş 


Dünle beraber 
Gitti cancağızım 


Ne kadar söz varsa 
Düne ait 
Şimdi yeni şeyler 
Söylemek lazım


Mevlana Celaleddin-i Rumi 

Şiar edindik ...

Bu dünyada ne kimseye uymuşluğumuz var, 
Ne şu atlas kubbe altında ev kurmuşluğumuz. 
Biz susuz kalmışız, 
İçtikçe içiyoruz. 
Güzel bir sarhoşluğumuz var, 
Güzel, hiç doymayan. 
Rahmet denizinin dalgasıdır bu; 
Bir saman çöpünden başka bir şey değildir 
Bu dalganın üstünde düşman. 


Aşağılık kişinin peşine düşmemeyi şiar edindik biz. 
Gönül dalgasını bırakmamayı şiar edindik. 
Şu yokluk yurdunda 
Nuh ve Halil gibi, 
Ölmezlik denen yerde aşk çardağı kurmak varken, 
Burnu büyük Âd ve Semud gibi köşkler kurmamayı, 
Kafdağı'nda avlanmak dururken 
Gerkes gibi leş avlamamayı, 
İyi yürekli, tertemiz dostları bırakıp 
Kahpeleri aldatan dev'e yönelmemeyi, 
Şu kara toprağa 
Meyvası cefa olan fidanı dikmemeyi, 
Kafiye de, şiir de önem vermemeyi, 
Bizden olmayan şeylere pek aldırış etmemeyi 
Şiar edindik ...


Mevlana Celaleddin-i Rumi

Hz. Mevlana ( Rubai )

Göğsünün içindekini gerçek gönül sanan kimse, 
Hak yolunda iki üç adım attı daherşey oldu bitti sandı 
Aslında tesbih, seccade, tövbe, sofuluk, günahdan sakınma 
Bunların hepsi yolun başıdır.
Hak yolcusu aldandı da, bunları varacağı yer sandı ...


465

Kendi kendine ...

Kişinin kendine ettiğini 
Edemez kişiye hiçbir fani 
Bu kahpe hırsı. ne kıskanç kini, ne şarap 
Ne de haşhaş edemez.. 
Kişinin kendine ettiğini tayfun, boran 
Dağ, taş edemez. 


Kişinin kendine ettiğini 
Edemez Kişiye hiçbir fani 
Tutmazsa gerçek dost elini 
Kendi kendiyle baş edemez. 
Kişinin kendine ettiğini 
Sarhoş edemez, ayyaş edemez 
Mezar soyan nebbaş edemez...


Mevlana Celaleddin-i Rumi

Kendime Yediremem ...

Düşman saçmasapan lâflar eder, 
Duyar can kulağım. 
Benim için kötü şeyler düşünür, 
Görür can gözüm. 
Üzerime köpeğini salar, 
Isırır köpek ayağımı, 
Çok acılar çekerim, çok acılar. 
Köpek değilim, onu ısıramam, 
Isırırım dudağımı ... 


Büyük kişilerin sırlarına ortağım, 
Gene de na şu kadar övünemem. 
Bütün ayıplar bende ama, 
Ne yapıp yapmalı, 
Ulaşmalı dostlara, 
Geride kalmayı kendime yediremem ...


Mevlana Celaleddin-i Rumi

Hangisiyim ben ...

Şu insanlardan hangisi ben'im? 
Hele sen şu kavgayı, gürültüyü dinle, 
Ağzıma, sözüme kulak asma. 
Hem sen beni elden çıktı bil. 
Yoluma kadeh madeh koyayım da deme. 
Önüme ne çıkarsa tuzla buz ederim. 


Hem ben tıpatıp sana benzerim. 
Ağlarsan ağlarım, 
Gülersen gülerim. 
Asıl sen vardın ortada, 
Ben senin elinde bir ayna. 
Sen yeşillikte bir ağaç, 
Ben senin gölgen. 


Ben senin gôlgen olduktan sonra 
Hemen gider kendime bir dost ararım 
Kurmak için yanında çadırımı, 
Ararım bir taze gül fidanı. 


Sonra sâkinin kapısına varır, 
Vurur testimi kırarım. 
Sonra oturur bardak bardak içerim 
Ciğerimden akan kanı ...


Mevlana Celaleddin-i Rumi

Geçer Dediklerimi geçirdim ...

Duyduğum, dokunduğum, gördüğüm, tattığım,
Kokladığım için var bu dünya..
Farkında olduğum için..
Kendim yazdım, kendim oynadım en başından beri..
O yüzden ki bir dünya yarattım, roller verdim sahnedekilere..
Sevdim; sevgilim, paylaştım; dostum dedim..
En derinimde hissettim; annem, kızdım da kıyamadım; babam dedim..
Geçer dediklerimi geçirdim..
Biter dediklerimi bitirdim..
Nefret ettiklerimi sildim, geçtim..
Gün oldu; silkindim, yeter dedim..
Geride bıraktıklarım hesap sormaya kalkmasın o yüzden bana..
Farkında olduğum için var oldunuz, vazgeçtiğim için bugün yoksunuz..
Bu nasıl bir cüret ki; bir başka hayata müdahil olma, umarsızca sorgulama, Pervasızca yargılama hakkını bulur insan kendinde..

Haddinizi aşmayın ey faniler !
Ben yok olmayı kabullenirken,
Kar taneleri mütemadiyen ayak izlerimi kapatmaktayken,
Güneş bile her gün batarken, sizdeki ne arsızlıktır ,
Silinmeyi dahi kabul edemiyorsunuz bir başka faninin zihninden !
Mezarlıklar, kendini vazgeçilmez sananlarla doluyken,
Yerin üstündeki bu şatafat da neyin nesi oluyor acep?
Uğraştırmayın da dağılın hadi..
Dağılın ve gidin, ama bilin..
Kör cehalet çirkefleştirir insanları!
Suskunluğum asaletimdendir...
Her lafa verecek bir cevabım var...
Lakin bir lafa bakarım lafmı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye...

Mevlana Celaleddin-i Rumi

Farkındayım ...

Aslında farkındayım hayatımdaki sahte varlıkların ...
İstesem , bir anda temizlemesini de bilirim !
Ama ; bunca sahteliğin , benim samimiyetime ihtiyacı var ...

Mevlana Celaleddin-i Rumi

Şems-i Tebrizi ...

Düzenim bozulur , 
Hayatımın altı üstüne gelir diye endişe etme !
Nereden bilebilirsin hayatın altının üstünden iyi olmayacağını !

8 Nisan 2012 Pazar

Türk olmak

"Aslında çok şeydir , Türk olmak .
" Türk olmak , Osmanlı'nın borcunu ödemektir . Hovarda babanın borçla yaşayan evladı gibi .
   Kosova'da ve Bosna'da , Batı Trakya'da ve Makedonya'da bilmem kaç asır geçmişte kalan meselelerin hesabını vermektir .
  " Türk olmak ; Kıbrıs'ta , Hocalı'da , Anadolu'da ve Balkanlar'da soykırıma uğrayıp ... Karşılığında yapmadığın soykırımla suçlanmaktır .
  " Türk olmak ; faşist olmaktır , vatanına , milletine ,tarihine sahip çıktığında... Demokrat ve çağdaş olmaktır, vatanına, milletine, tarihine sövüldüğünde ...
  " Türk olmak lisanın Avrupa'da yasaklanmasıdır ve yine Türk olmak kendini ve derdini anlatamamaktır .
  " Avrupa'da hor görülmek Türk olmaktır, ataların birçok asır önce Viyana'yı kuşattığı için hoş görülmemektir. Tabii ki- sadece kuşatıp ; Napolyon gibi bütün Viyana'yı yakmadığı için.
" Türk olmak; Selanik'te Pontus Anıtı'nın, Viyana'da çiğnenen yeniçeri minberinin ve Malta'da papazın üzerine bastığı Türk bayrağı heykelinin önünden geçmektir.
" Türk olmak zordur, çetindir ve eziyetlidir.  
" Üç kıta dan dönüp, bir küçük yarımada da misafir muamelesi görmektir.
" Sayısız imparatorluk kurmak Türk olmaktır, aynı zamanda sayısız imparatorluk yıkmak da Türk olmaktır.
" Türk olmak; arabaya koşulan ilk atın vatanında, ilk yazılı antlaşmanın imzalandığı yurtta, yazının bulunduğu, paranın icat edildiği her metrekaresinden bereket fışkıran bu yurtta kalmak için yabancı sermaye beklemektir.
" Türk olmak; Truva' dan bu yana, Sümer'den bu yana serpilmek gelse de, tarihten eski bu topraklarda, bütün zamandan damıtılarak gelen yüksek değerlerine rağmen, bir haftalık hafıza ile yaşamaktır. Doğu Roma'yı da, Batı Roma' yı da yıkıp, yeni Roma olan AB'ye girmeye çalışmaktır, Türk olmak.
" Türk olmak; Mostar' da köprüdür, Kerkük' te kaledir, İstanbul'da Kızkulesi' dir, Anadolu'da buğdaydır, Çukurova'da pamuktur, Ege'de tütün, Karadeniz'de fındık, Trakya'da ayçiçeğidir.
" Türk olmak; Çanakkale'de ölmektir. Çanakkale'de ölmeden önce düşmana su vermektir, onun yaralısını sırtında kendi hastanesine taşımaktır. Düşmanın ardından rahmet okumak, kanlısından helallik almaktır. Kar yağdığında kayak yapmayı değil, evsizleri düşünmektir. Balkon köşesine kuşlar için, kışın ekmek kırıntısı, yazın su koymaktır.
" Yağmura 'rahmet', kara 'bereket' diye bakmaktır.
" Türk olmak; harap bir ülkede, zengin ülkelerin müstemlekesini reddedip, tahtadan kılıç ve ipten üzengi ile , paylaşacak ve sahiplenecek tek varlığı fakirlik olmasına rağmen, yedi düvele meydan okumaktır.
" Türk olmak; annenin, şehit oğlunun ardından; ' Bir oğlum daha olsun, onu da vatan için gönderirim. ' demesidir. Babanın gözyaşlarını tutarak, tabutuna son kez dokunurken ' Vatan sağ olsun !' demesidir
" Türk olmak; ' Türk çayında radyasyon olamaz! ' yalanları ile, ' Gusül abdesti alana AIDS bulaşmaz! ' dolanları ile yaşamaktır.
" Her hükümetin enkaz devraldığı, ama asla ardından enkaz bırakmadığı ülkede olmaktır.
" Türk olmak; ecdadının yaşadığı kıtlıktan dolayı, çayın yanında gelen şekerden fazla olanı garsona geri vermektir. Aynı nedenle Türk olmak, yemeği ziyan etmekten korkmaktır. Göz hakkı, diş kirasına saygıdır.
" Türk olmak; evindeki bir kap aşın yarısını Tanrı misafirine vermektir. Kendi yerde, misafiri döşekte yatırmaktır, Türk olmak.
" Türk olmak; milli maçta ağlamaktır. Ayhan Işık'a, Belgin Doruk'a aşık olmaktır.
" Türk olmak; aşkını ölesiye sevmektir. Aşkı için ölmektir, öldürmektir. Sevdiceğinin elini bir kez tutmadan, toprağa girmektir. En güzel aşk şiirlerini yüreğinde hissetmektir. Eşkiyaya türkü yakmaktır, Türk olmak. Milletine sövmektir, ama başkasına sövdürmemektir, Türk olmak.
" Türk olmak; Yunus'u bilmektir. aşık Veysel'i sevmektir. Mevlana'yı, Hacı Bektaş-ı Veli'yi ve Hoca Yesevi'yi tek bir satırını okumasa da yüreğinde taşımaktır.
" Türk olmak; saz çaldığında, ney üflendiğinde, kös dövüldüğünde ve kaval çalındığında, yüreğinin derinlerinde bir sızı sezmektir, bir de Yemen Türküsü'nde...
" Hayatın sana verdiklerine 'Nasip', vermediklerine ' Kısmet' demektir. Her işin ' Hayırlısına' inanmaktır ve ağlamamak için çok gülmekten çekinmektir.
" Türk olmak; Asya'da batılı, Avrupa'da doğulu diye tepki görmektir. Irk sözünü bilmeden yaşamak, yaradılanı yaradan dan ötürü sevmektir. Magazin programları ile dizilerin arasına sıkışsa da, silkinip üzerindeki ölü toprağını atabilmektir.
" Türk olmak; mahalle maçı için aynı saatte, on kişi buluşamazken, milyon kişinin bir araya gelmesidir. Tavla oynarken bile kavga ederken, milyon kişinin kavga etmeden gösteri yapabilmesidir.
" Türk olmak; buhran zamanında Arjantin'de de mağazalar yağmalanırken, daha ağır buhranda sıraya girerek, sorumlusuna en ağır cezayı tek bir cam kırmadan sandıkta kesmektir.
" Türk olmak; en zayıf gününde bile dünyaya meydan okumak, en dertli gününde bile her ufunetin bir şafakta biteceğini bilerek tevekkül göstermektir.
" Zor iştir Türk olmak. Türk olmak; Anadolu'da her düşen yağmur damlasına hamdetmek, her çıkan başak için şükretmektir.
" Hasıl-ı kelamet,
" Türk olmak,
" Medeniyetler mezarlığı Anadolu'da dik durabilmektir... "

ALINTI
Şule Perinçek "Aydınlık Gazetesi , 8 Nisan 2012 "

3 Nisan 2012 Salı

Atın beni denizlere :)


Atın beni denizlere
Yalan dünya size kalsın
aaaa
Atın beni denizlereeeee :)))

Kayahan

( Not : Atın we unutun :P )

Pascha nın hatıra defterinden ... Sağlıkla nice yıllara ...



"Bütün soruların cevapları , bir köpeğin bakışlarında gizlidir . "

Franz KAFKA

" Koca kafalı , güzel gözlü pascha , yok ki senin bir yedeğin ... "

2 Nisan 2012 Pazartesi

Ewlilik :)

Ewlilik ;
Pencere kapalıyken , asla uyuyamayan bir erkekle ,
Pencere açıkken asla uyuyamayan bir kadın arasındaki ittifaktır ...

Bernard SHAW

Anladım ki ...

Anladım ki ; insanlar
Susanı , korkak
Görmezden geleni , aptal
Affetmeyi bileni , çantada keklik sanıyorlar .
Oysa ki ;
Biz istediğimiz kadar hayatımızdalar .

Göz yumduğumuz kadar dürüst ve
Sustuğumuz kadar insanlar !

Şems-i Tebrizi

24 Mart 2012 Cumartesi

Serenat

Yeşil pencerenden bir gül at bana
Işıklarla dolsun kalbimin içi
Geldim işte mevsim gibi kapına .
Gözlerimde bulut , saçlarımda çiy .

Açılan bir gülsün sen yaprak yaprak
Ben , aşkımla bahar getirdim sana ,
Tozlu yollardan geçtiğim uzak 
İklimden şarkılar getirdim sana .

Şeffaf damlalarla titreyen ağır
Goncanın altında bükülmüş her sak;
Senin için dallardan süzülen ıtır,
Senin için, yasemin, karanfil, zambak

Bir kuşun sesi gelir dudaklarından ,
Gözlerin , gönlümde açan nergisler ,
Düşen bir öpüştür dudaklarından
Mor akasyalarda ürperen seher .

Pencerenden bir gül attığın zaman
Işıklarla dolacak kalbimin içi.
Geçiyorum mevsim gibi kapından
Gözlerimde bulut, saçlarımda çiy .

Ahmet Muhip DRANAS
 

23 Mart 2012 Cuma

Üzülme !


Bir yanda korkun , bir yanda umudun varsa
İki kanatlı olursun .
Tek kanatla uçulmaz zaten .
Sopayla kilime vuranın gayesi , kilimi dövmek değil , kilimin tozunu almaktır .
ALLAH sana sıkıntı vermekle ; kirini , tozunu alır .


Niye kederlenirsin ?
Taş , taşlıktan geçmedikçe ,
Parmaklara yüzük olamaz .
Yüzük olmayı dileyen taş ; ezilmeyi , yontulmayı göze almalıdır .


Üzülme !
Kaybettiğin her şey , bir gün başka surette geri döner ...


Hz. Mevlânâ
Demek ki hiç bir şey anlamadın !

Serüvene koşmak için
Trenler bekliyorsan ,
Güneşini yakalayıp gözüne yerleştirmek için
Beyaz yelkenlerin gelip seni almalarını bekliyorsan ,
Yarına inanmak için
Gün batımına ,
İyi kalpli görünmek için
Zayıflığa ,
Ve güçlü görünmek için
Öfkeye ihtiyacın varsa ,

Demek ki hiç bir şey anlamadın ...

Bertolt Brecht

25 Şubat 2012 Cumartesi

Bir gönlü mü kırdın , ağlamalısın ...

Bir gönlü mü kırdın ?

Ağlamalısın ...


Hele özür dilemesini bilmiyorsan ,

Senden dost olmaz !

Senden yâren olmaz !


Ya incittiğin , kırdığın gönlü

ALLAH seviyorsa !

RASULULLAH seviyorsa !

Hatta Arz-ü sema dahi seviyorsa !!!


Nereden bileceksin

Bilmiyorsun ...


Bilseydin ödün kopardı dokunmaktan ...



Hz. Mevlana